Connect with us

Evrenin Keşfi

Önemli Mars Ziyaretlerimiz -2-

Bu yazıyı yaklaşık 11 dakikada okuyabilirsiniz.

Mariner, Mars Probe ve Viking Programları sayesinde Mars’ın keşfi konusunda attığımız önemli adımlar, teknolojinin de gelişmesiyle birlikte yerini çok daha nitelikli uzay araçlarına bırakacaktı. (Yazı dizimizin ilk bölümünü bu linkten okuyabilirsiniz.)

2000’li yıllara değin Mars’ın keşfi için her ne kadar ABD’nin yanı sıra Rusya ve Japonya emek vermiş olsa da, bu konuda ABD’nin başarı oranıyla üstünlüğü her zaman kendini belli etti. 2000’li yıllara gelindiğinde artık Mars’ın haritalarını önceki yıllara kıyasla çok daha kaliteli çıkarmayı başarabilmiştik.

Örneğin 1996’da fırlatılan Mars Global Surveyor uzay aracı 2001 yılında Mars yüzeyinin haritasını ayrıntılı bir şekilde çıkardı. Ne var ki, 2006 yılında görevlerine devam etmekteyken arızalandı ve Dünya ile irtibatını kesti.

mars_global_surveyor

Bir sanatçının gözünden Mars’ın yörüngesinde Mars Global Surveyor aracı.

 

Mars Global Surveyor aracının Mars haritasını çıkardığı yıl olan 2001’de adını ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke’ın “2001: A Space Odyssey” (2001: Bir Uzay Macerası) kitabından alan 2001 Mars Odyssey uzay aracı 7 Nisan 2001’de Cape Canaveral üssünden uzaya gönderildi.

2001 Mars Odyssey aracı Mars’ın jeolojisi, iklimi, içerdiği mineralleri ve Mars buzlarını araştırmak için gönderildi. Bugün halen çalışır vaziyette olan araç, yıllarca Dünya’ya önemli bilgiler gönderdikten sonra 15 Aralık 2010’da Mars’ta en uzun süre kalıp bilgi gönderen uzay aracı olması ile toplam dokuz yıl hizmet veren Mars Global Surveyor uzay aracının rekorunu kırdı. 2001 Odyssey bugün hala Mars yörüngesinde çalışır halde dönmeye devam ediyor.

mars-odyssey-8826

2001 Mars Odyssey uzay aracı Mars yörüngesinde (sanatçı konsepti).

 

Yıl 2003 olduğunda bu defa ESA (Avrupa Uzay Ajansı) Mars’a Mars Express adı altında bir yörünge ve bir kara aracı olmak üzere iki adet uzay aracı gönderecekti. Bunlar Avrupa’nın Mars’a göndereceği ilk araçlar olacaktı. 2 Haziran 2003’te fırlatılan Mars Express başarılı olurken, 25 Aralık 2003’te iniş sırasında başarısız olan Beagle 2 ile o gün iletişim kesildi ve Mars topraklarında bir başına bırakıldı.

Mars Express ise Mars yörüngesinde hala çalışır halde ve hala Dünya’ya Mars’ın iklimi ve jeolojisi başta olmak üzere pek çok bilgiyi aktarmaya devam ediyor.

Mars Keşif Aracı Görevi

NASA tarafından planlanmış, Mars Exploration Rover Mission (MER) olarak da bilinen Mars Keşif Projesi, 2003 yılında Mars’ın yüzey ve jeolojisini incelemek adına başlatıldı. Program, ünlü Mars keşif robotları Spirit (MER-A) ve Opportunity (MER-B) tarafından yürütüldü. Yürüyen laboratuvarlar olarak da adlandırabileceğimiz bu iki gezginin Mars’taki amacı, Mars toprağını inceleyerek gezegenin geçmişteki su aktivitesi hakkında bilgi toplamaktı.

Opportunity-Landing

Opportunity gezgin aracının, iniş modülünden ayrılıp ilk kez Mars topraklarına “ayak basışını” gösteren illüstrasyon.

 

Spirit 10 Haziran 2003’te, Opportunity ise 7 Temmuz 2003’te Mars’a olan yolculuklarına başladılar. Spirit 4 Ocak 2004’te Mars’a iniş yaparken, ikizi Opportunity ondan 21 gün sonra, 25 Ocak’ta inişini gerçekleştirdi. Mars topraklarında gezerek gezegenin farklı noktalarını incelemeleri için görevlendirilen araçlar, zaman zaman kazalar yaşamıyor değillerdi.

Örneğin 1 Mayıs 2009 tarihinde Mars toprağında sıkışıp hareket edemeyen bahtsız Spirit ölene dek araştırmalarını mahsur kaldığı yerden devam ettirmeye çalışacaktı. 2010’da Spirit ile iletişimin kesilmesi üzerine kurtarma çalışmaları başladı. 24 Mayıs 2011’e kadar sürdürülen bu çaba NASA’nın Spirit görevinin sonlandığını açıklamasıyla son buldu.

marsopoptunity548

Spirit tarafınan çekilen, Mars’ta günbatımı fotoğrafı.

 

İkizi Spirit’in ölümünden sonra Opportunity, Mars dağları, kraterleri ve vadilerinde gezip Dünya’ya önemli bilgiler göndermeye devam etti. Opportunity üzerinde bulunan panorama kamerası, deneyler yapabildiği minik laboratuvarı ve diğer pek çok yüksek teknolojili ekipmanı sayesinde insanoğlunun Mars hakkında bildiklerini ikiye katladı. Ayrıca Opportunity’nin sahip olduğu altı adet tekerleği onun Mars yüzeyinde sürekli olarak yer değiştirmesini sağlıyordu. Her bir tekeri Güneş enerjisiyle çalışan motorlara sahipti ve saniyede maksimum beş santimetre kadar ilerleyebiliyordu. Aslında Opportunity’nin bu hızı, onun “uzak bir gezegen üzerinde en fazla yol kat etme rekoru”nu kırmasını sağlamıştı. Opportunity, önce 2013 yılında kat ettiği 35 km’lik mesafe ile 1972 yılında Apollo 17 astronotları Eugene Cernan ve Harrison Smith’in Ay aracı ile kat ettikleri mesafeyi geçti. Daha sonra ise Sovyet Rusya’nın Ay’a inen uzay aracı Lunokhod 2’nin 37 km’lik rekorunu kırdı. Opportunity şu anda 40 km’lik mesafeyi aşmış durumda ve hala Mars’tan bilgiler göndermeye devam ediyor.

opportunity-kontrol

Opportunity uzay aracı kontrollerden geçerken.

 

720 milyon dolarlık bütçeyle NASA JPL gözetiminde yaratılan uzay aracı 12 Ağustos 2005’te fırlatıldı ve 10 Mart 2006’da Mars yörüngesine girdi. MRO’nun Mars yörüngesine girmesiyle tarihte ilk kez Mars’ta aynı anda bulunan en fazla araç sayısına ulaşılmış oldu.

Öyle ki; o anda MRO’nun yanı sıra Mars’ta (yörünge ya da yüzeyinde) Spirit, Opportunity, 2001 Mars Odyssey, Mars Express ve Mars Global Surveyor’da bulunuyordu. MRO üzerinde üç tip kamera, iki tip spektrometre ve bir tane de radar bulunduruyordu. Tüm bunlarla Mars’ın jeolojisi, içerdiği mineraller ve Mars buzları başta olmak üzere pek çok konu hakkında önemli araştırmalar yaptı. MRO’nun en önemli bulgularından biri Mars’ta aktif halde bulunan sıvı karbondioksitin gözlemlerini yapması ve geçmişte Mars’ta bulunan suyla ilgili çalışmaları oldu.

Mars_face_HiRISE_MRO

Mars’ın Cydonia bölgesinde MRO’nun HiRISE kamerasıyla çekilmiş “Mars’taki Yüz” olarak da bilinen bir oluşum.

 

3 Mart 2010’da MRO, Dünya’ya toplamda 100 TB’nin üzerinde veri göndererek, bugüne kadar Dünya’ya en fazla veri gönderen uzay aracı olma unvanına sahip oldu. Mars’ın doğru yerde ve zamanda çekilmiş tek bir fotoğrafının dahi ne kadar önemli olabileceğini düşünürsek 100 TB (100.000 GB) verinin ne demek olduğunu düşünmeyi size bırakalım.

MRO’nun yörüngesi 29 Temmuz 2015’te güncel bir Mars görevine yardımcı olmak amacıyla değiştirildi ve şu anda çalışır halde, gelecek Mars görevleri için hazır durumda.

Phoenix (Anka Kuşu) Uzay Aracı

Phoenix_landing

Sanatçı gözünden Phoenix uzay aracının Mars’a inişinin tasviri.

 

Mars’ta deneyler yaparak Mars’ın mikrobiyolojik yaşamı ve suyun geçmişini araştırmak amacıyla 4 Ağustos 2007’de fırlatılan Phoenix, 25 Mayıs 2008’te Mars toprağına indi. Bu ayrıca Mars’ın kutup bölgesine ilk başarılı iniş yapan uzay aracı olması anlamına geliyordu.

Phoenix görevi, Arizona Üniversitesi tarafınca yönetilmekteydi ki bu, bir devlet üniversitesince yürütülen ilk uzay göreviydi. Ancak elbette yine de bu görev, NASA JPL tarafından desteklenmekteydi. Ayrıca Kanada Uzay Ajansı, Texas Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü’nün de görevde katkıları vardı. Aracın üzerindeki her bir parça, farklı ülkeler ve kurumlar tarafından yapılmıştı.

Arkasında beşten fazla ülkenin ve uzay ajansının desteği olduğundan Phoenix, üzerinde meteoroloji istasyonundan farklı türlerde mikroskoplara ve kameralara kadar pek çok önemli ekipmanla donatılmıştı. Örneğin 350 kg ağırlığındaki Phoenix, üzerinde deneyler yapabilmesi adına tam teşekküllü bir laboratuvar bulunduruyordu ve robot kolu ile Mars toprağını kazabilme yetisine dahi sahipti.

Phoenix ile alınmak istenen asıl bilgi Mars’ta suyun varlığı olduğundan, kuzey kutup bölgesine inişini gerçekleştirmişti. 2002 senesinde 2001 Mars Odyssey uzay aracı tarafından da Mars’ta suyun (buz halinde) olduğu konusundaki varsayım Phoenix tarafından 31 Temmuz 2008’de doğrulanmış oldu. Ayrıca Phoenix, suyun Mars’ta güncel olarak düşük atmosfer basıncından dolayı sıvı halde bulunmasının mümkün olmadığını da doğruladı.

Phoenix'in kameralarından Mars yüzeyi, aracın Güneş panelleri ve kazıcı kepçesi.

Phoenix’in kameralarından Mars yüzeyi, aracın Güneş panelleri ve kazıcı kepçesi.

 

28 Ekim 2008’te Phoenix, kutup bölgesinde bulunduğundan çalışabilmesi için Güneş’ten panelleri için yeterince enerji alamayınca derin bir uykuya yattı. Her ne kadar uyandırılması için çok çaba harcanmış olsa da, 24 Mayıs 2010’da görevin tamamen sonlandırıldığı açıklandı.

Curiosity (Merak) Uzay Aracı

Günümüze yaklaştıkça planlanan Mars görevlerinin barındırdığı yeni Mars araçlarının teknolojileri de gittikçe kusursuzlaşıyor buna bağlı olarak araçların yetenekleri git gide artıyordu. Nitekim bu yazıyı yazarken bizler, her yeni Mars keşfinde rol oynayan uzay aracının özetini yapmakta bile zorlanıyoruz. Öyle ki, örneğin yalnızca Curiosity Uzay Aracı’nı anlatmak için sayfalarca yazabiliriz.

curiosity-test-5787

Curiosity, yeryüzünde bilim insanlarınca test edilirken…

 

Öyle bir Mars kaşif robotu düşünün ki; yalnızca bir otomobil büyüklüğündeyken üzerinde 10’un üzerinde teknolojik takip ekipmanı bulunsun, Mars topraklarında özgürce gezebilsin, ilgisini çektiği bölgeleri otomatik olarak tespit ettiğinde robotik koluyla analiz edebilsin… Curiosity bütün bu özellikleriyle ismini (“Merak”) fazlasıyla hak ediyor.

900 kg ağırlığındaki Curiosity, 26 Kasım 2011’de Cape Canaveral Uzay Üssü’nden fırlatıldı ve 6 Ağustos 2012’de Mars’ın Gale Krateri’ndeki Aeolis Palus bölgesine başarılı bir iniş gerçekleştirdi. Curiosity, inişini yaptığı andan itibaren Mars’ın biyolojik, jeolojik ve jeokimyasal özellikleri hakkında araştırmaya başladı. Ayrıca Curiosity, Mars’ın gelecekte insanların yerleşimi için uygun olup olmadığı gibi yenilikçi görevlere de sahipti. Curiosity’nin Mars’ın bir zamanlar mikrobiyolojik yaşamın oluşması için uygun şartlara sahip olduğu bulgusunun önemli keşiflerinden biri olduğunu da belirtmek gerek.

2020’de fırlatılması planlanan Mars 2020 uzay aracı için zemin hazırlamakta olan Curiosity bugüne kadar Dünya’ya Mars hakkında çok fazla veri gönderdi ve hala göndermeye, Mars’ı keşfetmeye devam ediyor.

Mars Orbiter Mission (MOM)

Burada tanıtacağımız uzay aracı biraz daha farklı… Aslında farklı olan uzay aracı değil, uzay aracının hangi ülke tarafından gönderildiği. “Önemli Mars Ziyaretlerimiz” serisinde Mars’a olan ziyaretlerde en çok Rusya ile birlikte ABD’nin ismini duyduk. Ancak bugün Dünya yörüngesinde bulunan birkaç uydusunu bile neredeyse sahiplenemeyen ülkemizde, ineğe taptıkları gerekçesiyle dalga geçilen Hindistan’ın Mars yörüngesinde bir uydusu vardır ve 2014’ten bu yana Mars yörüngesinden Dünya’ya veriler göndermektedir!

Hindistan’ın kaşif robotu Mangalyaan’ının ilk denemede Mars’ın yörüngesine başarıyla oturuşunu kutlayan kadınlar

Hindistan’ın kaşif robotu Mangalyaan’ının ilk denemede Mars’ın yörüngesine başarıyla oturuşunu kutlayan ekipteki bilim insanları.

 

5 Kasım 2013’te Hindistan Satish Dhawan Uzay Merkezi’nden (SHAR) fırlatılan MOM, 24 Kasım 2014’te Mars yörüngesine girdi. Hindistan Uzay Araştırma Merkezi (ISRO) ile Hindistan, Mars’a araç gönderme girişiminde bulunan ve başarılı olan ilk Asya ülkesi oldu. Ayrıca Hindistan, 74 milyon Amerikan Dolarına mal olan bu Mars göreviyle bugüne kadarki en ucuz gezegenler arası uzay görevini gerçekleştirmiş oldu.

MOM yerine Hindistan dilinde “Mars aracı” anlamına gelen “Mangalyaan” olarak da telaffuz edilen araç bugün çalışır halde Mars yörüngesinde dönmeye devam ediyor. Bu konuda pek ümitli olmasak da, darısı bizim başımıza diyelim… Araç tarafından gönderilen fotoğrafları görmek için bu linki kullanabilirsiniz.

india-mars-orbiter-success

Hindistan’ın kaşif robotu Mangalyaan’ın Mars yörüngesindeki tasviri.

 

Mangalyaan’dan sonra ise NASA tarafından Mars atmosferi hakkında araştırma yapmak amacıyla 18 Kasım 2013’te gönderilen Mars Atmosphere and Volatile Evolution Mission (MAVEN), 22 Eylül 2014’te Mars yörüngesine girdi. 5 Kasım 2015’te ise MAVEN, bilim insanlarına Mars atmosferinin kaybolmasında Güneş rüzgarlarının etkisinin olduğu bilgisini sağladı. MAVEN, bugün Mars yörüngesinde Mars atmosferi hakkındaki araştırmalarına devam ediyor.

Sonuç

1950’lerden bugüne insanoğlunun Mars’a olan yolculuğunda ilklerin yaşandığı en önemli Mars misyonlarını ve araçlarını anlattık. Daha çok ABD tarafından yürütülen Mars yolculukları sayesinde Mars’ın iklimi, atmosferi, jeolojisi, mikrobiyolojisi, suyu, gezegenin geçmişi gibi hayati konularda önemli bilgiler elde ettik. Tüm bu bilgiler bizim Mars’la ilgili temel sorularımızı yanıtlamış olsa da, henüz Mars’la işimiz bitmiş değil. Elde ettiğimiz tüm bu bilgiler, bugün hayal gibi görünen, insanoğlunun Mars’a yerleşme planları hakkında önemli katkılar sağladı. Öyle ki, insanoğlu artık Mars’ta koloniler kurmak ve bir yaşam oluşturmak için çalışmalara başlamış durumda. Bunda şüphesiz, 1950’lerden beri yürütülen başarılı başarısız her bir Mars görevinin payı çok büyük.

Kim bilir, belki gelecekte bir gün, henüz Dünya’yı bile tam olarak keşfedememiş insanoğlu Mars’a topluca göçlere başlar ve Dünya yalnızca bütün insanlığın terk ettiği bütün bir anavatan olarak kalır. Bilim kurgu gibi görünen bu senaryoyu düşünürken, 100 sene öncesine kadar Ay’a yolculuğun dahi “gerçekleşmesi imkansız, çocukça bir hayal” olarak görüldüğünü unutmamak gerek. İhtiyacımız olan, fazlaca zaman ve bolca merak…

Kemal Cihat Toprakçı

(1) https://en.wikipedia.org/wiki/Mars_Global_Surveyor
(2) http://mars.nasa.gov/odyssey/
(3) https://en.wikipedia.org/wiki/Exploration_of_Mars
(4) https://www.nasa.gov/mission_pages/phoenix/main/
(5) http://history.nasa.gov/marschro.htm
(6) https://www.nasa.gov/mission_pages/msl/
(7) https://en.wikipedia.org/wiki/Mars_Orbiter_Mission
(8) http://science.nasa.gov/missions/mars-exploration-rover-spirit/
(9) http://mars.nasa.gov/mro/mission/
(10) http://www.jpl.nasa.gov/missions/mars-exploration-rover-opportunity-mer/

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Evrenin Keşfi

Adli Astronomi Nedir? Yerel Hukukta Adli Astronomi Kullanımı

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Neredeyse bütün bilim dalları iç içe olan astronomi en eski ama kendisini sürekli güncellemesiyle en yeni bilim dallarından biridir.

Geleceğin meslekleri arasında gösterilen uzay hukuku, uzay mimarisi, asteroid madenciliği gibi alanlarda ülkeler personel yetiştirmek istiyor ise astronomi eğitimine gerekli önemi vermek zorundadır. Adli astronomi de gelişmek için kendisine yatırım bekleyen adli bilim dalıdır.

Adli astronomi nedir ve ne iş yapar?

Adli astronomi, gökyüzünün geçmiş zamanlarda olan görünümünü ve gök cisimlerinin konumlarını göstermeye yarayan adli bilimin bir dalıdır. Adli bilimde, edebiyatta, tarihsel olaylarda ve sanat tarihinde adli astronomi kullanılmaktadır. Ülkemizde bazı davalarda astronomi, adaletin sağlanmasında katkı sağlıyor. Bu alanda Kandilli Rasathanesi’ne gerekli davalarda başvurular olmaktadır.

Örneğin; 1992 yılında bir asteğmen, bir yüzbaşına fiziksel şiddet uyguluyor. Asteğmen kendisini savunduğunda havanın çok karanlık olduğunu ve kişinin yüzünü göremediğini, bu nedenle onun bir er olduğunu düşünerek “dövdüğünü” ifade ediyor. Burada astronomi devreye giriyor ve kavganın olduğu gün Ay’ın dolunay evresinde olduğu belirleniyor. Bu bilgiden hareketle o tarihte hiçbir ışık kaynağı olmasa da insanların birbirlerinin yüzünün seçilebileceği anlaşılıyor.

Bir trafik kazası olduğunu düşünelim. Bu kazanın davası kazadan 3 ay sonra görüldü diyelim. Eğer kaza yapan kişi; “Hava çok karanlıktı, etrafta aydınlatmalar yoktu, bu yüzden göremedim” gibi bir ifade kullanıyorsa burada devreye yine adli astronomi giriyor. O dönemde Ay’ın hangi evrede olduğu önemli. Kaza yapan kişi asteğmenin durumuna düşebilir.

Van Gogh’un Tablosu ve Adli Astronomi

Van Gogh’un tablosu ile adli astronomi arasında bir bağlantı bulmakta zorlanmış olabilirsiniz. Ancak aslında, Van Gogh’un ünlü eserlerinden birisi olan Evening Landscape with Rising Moon tablosundaki gizem adli astronomi sayesinde çözülmüştür.

Vincent Van Gogh’un Evening Landscape with Rising Moon (Akşam Manzarası ve Yükselen Ay) tablosu

 

2003 yılında SWT fizik profesörleri Donald Olson ve Russell Doescher, İngiliz Profesör Marilynn Olson ile birlikte Sky & Telescope dergisinin Temmuz 2003 sayısında bu ünlü tablo hakkında bir makale yayınladılar. Tablonun tam olarak ne zaman resmedildiği bilinmemekteydi.

Bu tabloda ilk zamanlarda dağın arkasından Güneş’in battığı düşünülmüş. Tablonun üzerinde derin bir çalışma yapan bilim insanları; oradaki gök cisminin Güneş değil Ay olduğunu; Ay’ın doğmaya başladığını, tabloda yer alan buğdayın hangi tarihler arasında hasat edileceği, bu tabloda çizilmiş yerin gerçek bir yer olduğunu, Ay’ın resimde yer alan bölgeden tam olarak hangi günde doğacağını ve bazı diğer önemli sonuçları adli astronomi sayesinde bulabilmişlerdir. Benzer biçimde, geçmiş yıllarda oluşmuş meteor olaylarını incelerken de aslında yine adli astronomiye başvurmuş oluyoruz.

Frederic Edwin Church, The Meteor of 1860 (Görsel Kaynağı: https://www.wikiart.org/en/frederic-edwin-church/the-meteor-of-1860)

 

Astronomlar ve astrofizikçiler sürekli evreni incelemeye çalışırlar. Yıldızlardan ve galaksilerden alınan tek şey ışıktır. Bu ışığı inceleyerek yıldızlar, galaksiler ve diğer gök cisimleri hakkında bilgi edinmeye çalışırlar. Peki, burada astronomların yaptığı çalışmalar da adli astronomiye girmiyor mu? Belki ölmüş bir yıldızın kalıntısı hakkında bilgi edinmek ve bu ölümden sonra yakında yer alan komşu yıldızların nasıl etkilendiğini incelemek de mizansen bir açıdan adli astronomi olarak değerlendirebilir.

Hazırlayan: Sinan Koçak
Düzenleyen: Kemal Cihat Toprakçı

Kaynaklar ve Referanslar:

  1. Güral, N. Adli astronomi. Erişim Tarihi: Şubat 10, 2021, Erişim Adresi: http://egegural.com/adliastronomi.htm
  2. Güral, N. Astronomi ve adli tıp. Erişim Tarihi: 10, 2021, Erişim Adresi: http://egegural.com/ASTVADLI.HTM
  3. Moonrise061003. (2016, Haziran 08). SWT astronomers SLEUTH van Gogh “Moonrise” mystery. Erişim Tarihi: February 10, 2021, Erişim Adresi: https://www.txstate.edu/news/news_releases/news_archive/2003/06/moonrise061003.html
  4. Forensic astronomy. (2020, Kasım 25). Erişim Tarihi: February 10, 2021, Erişim Adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Forensic_astronomy
  5. Ash, S. (2018, April 17). “Forensic astronomy” reveals the secrets of an iconic ansel adams photo. Erişim Tarihi: Şubat 10, 2021, Erişim Adresi: https://www.scientificamerican.com/article/forensic-astronomy-reveals-the-secrets-of-an-iconic-ansel-adams-photo/

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Perseverance Mars’a İniyor! Yeni Bir Mars Gezginimiz Daha Olacak

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 5 dakikada okuyabilirsiniz.

NASA’nın son Mars yüzey aracı Perseverance, Mars yolculuğunun sonuna yaklaşıyor. Bu zamana kadar yapılmış en büyük Mars aracı olan Perseverance, 18 Şubat 2021 tarihinde kızıl gezegenin yüzeyine iniş yapmaya çalışacak.

Mars’a iniş yapmak oldukça zordur ve bu zamana kadar yapılan görevlerin yaklaşık %60’ı başarısız olmuştur. Perseverance’ın iniş şekli ise 2012 yılında başarılı bir şekilde Mars’a inen Curiosity aracının iniş şekli ile benzer olacak. Yani, aracın ısı kalkanı ve sahip olduğu paraşüt Perseverance’ı saatte yaklaşık 20.000 km hızdan saatte 4 km’den daha az bir hıza indirecek. Daha sonra ise bir “gökyüzü vinci” aracı yavaşça yüzeye koyacak.

Perseverance, kuru bir göl yatağı olduğu düşünülen Jezero kraterine inecek ancak tam olarak hangi noktaya iniş yapacağı bu aşamada bilinmiyor. Bu noktanın tam olarak tahmin edilememesinin sebebi ise Mars’ın atmosferine girildiğinde rüzgarların aracı sarsması ve bu durumun tahmin yürütmeyi zorlaştırmasıdır. Bu durumun üzerine arazinin engebeli olması da Jezero’yu iniş yapmak için tehlikeli bir yer haline getiriyor ancak Perseverance, zemine yaklaşırken fotoğraflar çekerek otonom bir şekilde güvenli bir iniş yeri bulmasına yardımcı olacak yeni bir navigasyon sistemine sahip.

Perseverance’in gökyüzü vinci ile Mars yüzeyine inişini gösteren animasyon. (Telif: NASA/JPL)

 

2012 yılında Curiosity’nin gerçekleştirdiği iniş, daha önce yapılmadığı için görev kontrolün başında olan bilim insanları bu durumu rahatsızlık verici bir “yedi dakikalık dehşet” olarak nitelendirmişti. Araç, iniş sırasında atmosfere girişten, paraşütünün açılmasına ve hatta zemine temas etmek için roket yardımıyla yapılan hava manevrasına kadar her şeyi kendisi yapmak zorunda kaldı. Çünkü iniş, Mars’tan Dünya’ya ulaşan sinyallerin gelme süresinden daha kısa bir süre içerisinde gerçekleşmişti. Perseverance için de aynı durum söz konusu olacak ve bütün Mars’a iniş görevleri başarıya ulaşamadığından aynı dehşet yine yaşanacak.

Perseverance’ın iniş detaylarına geri dönecek olursak, araç özel gökyüzü vinci ile birlikte yapacağı kontrollü inişten önce roketler ile yapılan manevralar aracılığıyla iniş alanı için son ayarlamalarını yapacak. Aracın tekerlekleri Mars toprağına değer değmez, vinç Perseverance’dan ayrılarak araçtan güvenli bir uzaklıkta gezegene çarpacak. Daha sonra rutin sistem kontrolleri her şeyin yolunda olduğunu belirlediği anda da araç çalışmaya başlayacak.

Perseverance’ın asıl görevi nedir? Neden bu aracı oraya gönderdik?

Mars 2020 Perseverance Gezgin aracı, NASA’nın bir zamanlar Mars’ta yaşam olup olmadığı konusundaki araştırmasını ileriye götürecek eski mikrobik yaşamın izlerini arayacak. Araçta Mars kaya ve toprak örneği toplayacak bir sondaj cihazı bulunuyor. Araç, gelecekte yapılacak bir görev ile Dünya’ya getirilip detaylı analizleri yapılabilsin diye bu örnekleri mühürlü tüplerde saklayacak. Perseverance, ayrıca Mars’ta gerçekleşecek insanlı keşif programlarının yolunu açmaya yardım edecek teknolojileri de test edecek.

Perseverance, Mars Keşif Programı’nın bilimsel hedeflerini destekleyecek dört tane amaca sahip. Bunlardan ilki, gezegenin yaşanabilir olup olmadığını araştırmak. Yani kısaca geçmiş çevre koşullarının mikrobik yaşamı destekleyip desteklemediğini belirlemeye çalışacak. İkinci amacı, biyolojik imzalar aramak. Özellikle de zaman içinde yaşam belirtilerini koruduğu bilinen özel kayalarda, olası geçmiş mikrobiyal yaşamın işaretlerini arayacak. Üçüncü amacı da kaya ve toprak numunelerini toplayarak Mars yüzeyinde onları saklamak. Dördüncü ve son amacı ise insanlı keşiflere yardımcı olacak Mars atmosferinden oksijen üretimini test etmek.

Perseverance’ın uzun menzilli hareketlilik sistemi, aracın Mars yüzeyinde 5 ila 20 km arasında yol kat etmesine olanak veriyor. Ayrıca bu araç ile getirilen bir diğer yenilik de daha yetenekli bir tekerlek tasarımıdır.

Mars’ta Bir İlk Daha: Mars Helikopteri Ingenuity

Perseverance, aslında ufak bir sürprize de sahip. Araç, Mars yüzeyine indikten sonra alt kısmından çıkaracağı ufak bir helikopteri de Mars ile tanıştıracak. Ve bu helikopterin adı da Ingenuity. Eğer helikopter çalışmayı başarırsa, bizim için tam bir Wright Kardeşler anı olacak, çünkü bu zamana kadar Dünya atmosferi dışında hiçbir yerde helikopter uçurmayı denemedik.

Ingenuity’nin NASA tarafından yapılan görsel tasviri.

 

Ingenuity, sadece bir teknoloji tanıtımı olacak ve çok ince Mars atmosferinde (Dünya atmosferinin %1’i yoğunlukta) en fazla 15 dakika kadar uçabilecek. Ancak bu helikopter başarı ile çalışırsa gelecekte ulaşılamayan yerlere gitmek için bu tarz helikopterler kullanılabilir. Ayrıca daha sonra göndereceğimiz araçlar ve astronotlar için kılavuz olması adına da bu helikopterlerden faydalanabiliriz.

Ingenuity dışında araçta başka bir teknoloji tanıtımı daha mevcut. Bu aygıt, Mars’ın zayıf atmosferinde yer alan karbondioksitten oksijen elde etmek için kullanılacak ki bu teknoloji önemli çünkü gelecekte oraya gidecek kaşiflerin Mars’ta hayatta kalabilmeleri için bu gerekli olacak.

Hazırlayan: Burcu Ergül
Düzenleyen: Kemal Cihat Toprakçı

Kaynaklar:

  1. Crane, L. (n.d.). NASA has launched its Perseverance Mars Rover and INGENUITY HELICOPTER. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.newscientist.com/article/2250181-nasa-has-launched-its-perseverance-mars-rover-and-ingenuity-helicopter/
  2. Crane, L. (2021, Şubat 11). NASA’s perseverance rover is about to land on Mars and look for life. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.newscientist.com/article/2267509-nasas-perseverance-rover-is-about-to-land-on-mars-and-look-for-life/
  3. Howell, E. (2021, Şubat 11). NASA’s perseverance rover is one week away from a DARING landing on MARS. watch how it works. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.space.com/mars-rover-perseverance-landing-4k-video-animation
  4. Mission overview. (n.d.). Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://mars.nasa.gov/mars2020/mission/overview/

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Milli Uzay Programı Açıklandı!

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 1 dakikada okuyabilirsiniz.

Türkiye Uzay Ajansı (TUA), 9 Şubat 2021 Salı günü iki yıldan uzun süredir duyurulması beklenen programını ve yol haritasını açıklandı.

Açıklamada dile getirilen olan proje ve hedefleri, Kozmik Anafor Youtube kanalında, Dr. Umut Yıldız, Prof. Dr. Lokman Kuzu, Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, Prof. Dr. İbrahim Küçük, gibi uzmanlar eşliğinde canlı yayında yorumladık. Milli uzay programını detaylıca öğrenmek için, aşağıdan veya bu linkten ulaşabileceğiniz yayınımızı izleyebilirsiniz.

Ülkemizde Uzay Ajansı kurulması hedefi 57’nci Hükûmet döneminde gündeme gelmiş, 2000 yılında oluşturulan “Vizyon 2023” perspektifi de Türkiye’nin uzay çalışmalarına yönelik bir öncü olmasını da ortaya koymuştur. Akabinde 26 Şubat 2001 tarihinde Millî Güvenlik Kurulu kararı, daha sonra 2 Mart 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile “‘Türkiye Uzay Kurumu” kurulması için çalışma başlatılmıştır. 15 Mayıs 2002 tarihli Başbakanlık genelgesiyle TÜBİTAK görevlendirilmiştir. 2017 yılında meclise iletilen Türkiye Uzay Ajansı kanun tasarısını, bu linkteki yazımızda detaylıca incelemiştik.

Türkiye Uzay Ajansı’nın, ülkemiz açısından oldukça önemli olan uzay ve havacılık sektörlerinde teknolojide dışa bağımlı olmayan, rekabetçi bir sanayinin geliştirilmesi, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, uzay teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, ülkemizin uzaya yönelik hak ve menfaatlerinin korunması yolunda başarılı olmasını temenni ederiz.

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Uzayda Bugün: İlk Serbest Uzay Yürüyüşü (7 Şubat 1984)

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 2 dakikada okuyabilirsiniz.

3 Şubat 1984 yılında fırlatılan Challenger Uzay Mekiği ile gerçekleştirilen, STS-41b görevinin bize verdiği en ikonik görsel, astronot Bruce McCandless’in Dünya üzerinde araca bağlı olmadan uzay yürüyüşü yaptığı fotoğraf oldu.

McCandless, ABD ile SSCB arasındaki Ay yarışının ortasında hızlanan uzay programlarına katılmak için 1966 yılında seçilen 19 astronotun yer aldığı prestijli bir grup olan 5. Astronot Grubu’nun bir üyesiydi. Ayrıca Challenger astronotları arasında Apollo, Skylab ve Uzay Mekiği programlarına muazzam katkılarda bulunmuş ve bu görevin kumandanı da olan Vance D. Brand de bulunuyordu. Brand ve McCandless dışında ekipte pilot Robert L. Gibson ile görev uzmanları olan Robert L.Steward ve Ronald E. McNair yer alıyordu.

Brand’in kumandanlık yaptığı ilk görev olan STS-5 ile ticari uyduların taşınıp yerleştirilmesi planlanmıştı. Uydu yerleştirilmesi başarılı oldu ancak, astronot kıyafetlerindeki problemler sebebi ile planlanan uzay yürüyüşleri yapılamayıp iptal edildi. STS-41b görevinde ise durum tersi oldu. Mürettebatın görevin başında iki iletişim uydusunu yerleştirmeyi başarmasına rağmen iki uyduda da bulunan takviye roketlerin sadece 20 saniye sonra beklenmedik şekilde kapanmasından dolayı bu uydular yere eş zamanlı yörüngeye ulaşamadı. Fakat diğer yandan uzay yürüyüşleri ise olağanüstü bir başarıya ulaştı.

7 Şubat’ta ve daha sonrasında 9 Şubat’ta McCandless ve Steward ‘İnsanlı Manevra Birimlerini” taktılar ve hiç bir yere bağlı olmadan uzayda yürüyüşe çıktılar. Bu İnsanlı Manevra Birimi, yaklaşık 85 cm genişliğinde, 72 cm derinliğinde ve 127 cm uzunluğundaydı. Alüminyum çerçevesi, nitrojen (azot) ile doldurulmuş iki tane kevlar kaplı alüminyum tankı barındırıyordu. Bu da altı saatten uzun bir uzay yürüyüşü için yeterli bir itici güçtü.

McCandless ve Steward, mekikten yaklaşık 100 metre uzaklaştı ve bir çok kere bu mesafeyi gidip döndüler. Hem astronotlar hem de mekik saatte yaklaşık 18,000 mil hızla yol alıyorlardı. Uzay yürüyüşündeki rollerini bir çok kez pratik yapan mekiğin içerisindeki ekip ise, astronotların hareketlerini Challenger’ın radarı ve diğer aygıtlarıyla izlediler.

Eğer uzay yürüyüşü yapan astronotlar arıza sonucu uzaklaşmaya başlasaydı Brand’ın onları takip edip mekiğe manevra yaptırmak gibi bir planı vardı. Bu sayede de McCandless ve Steward, kendilerini güvenli bir şekilde kollara tutunarak manevra yapabilecekleri mekiğin yük bölmesinde bulacaklardı. Neyse ki yürüyüşlerde bu tarz beklenmedik bir durum oluşmadı. Bir fotoğraf tutkunu olan Gibson ise bu yürüyüşün ikonik karelerini fotoğrafladı.

Çeviri: Burcu Ergül Emecan

Kaynak:
https://appel.nasa.gov/2020/02/06/this-month-in-nasa-history-astronauts-make-first-untethered-spacewalk/

Okumaya devam et

Çok Okunanlar