Connect with us

Evrenin Keşfi

Türkiye Uzay Ajansı Kuruldu! Uluslararası Hukuki Durumunu Ele Aldık

Bu yazıyı yaklaşık 12 dakikada okuyabilirsiniz.

İstikbal göklerdedir!
-Mustafa Kemal Atatürk-

Ülkemizde yaklaşık 30 yıldır konuşulan uzay ajansı, nihayet kuruldu! Biz de, geçtiğimiz yıl (2017) yayınlanan uzay ajansı taslağı üzerinden yeni kurulan ajansımızı “uzay hukuku” ekseninde incelemeye çalıştık.

Bu ilkeyi vaktinde hedef olarak kabul eden ve havacılığa tarihi boyunca yakın ilgi gösteren bir ülke olarak Türkiye’nin, dünyadaki baş döndüren havacılık ve uzay çalışmalarına 20. Yüzyıl boyunca uzak ve ilgisiz kalması artık canımıza tak ettiğinden dolayı bir ajans kuralım bari dedik ülkece, sanırım. Günümüzde, Dünya genelinde 40’a yakın ülkede Ulusal Uzay Ajansı bulunmaktadır.

Ülkemizde Uzay Ajansı kurulması hedefi 57’nci Hükûmet döneminde gündeme gelmiş, 2000 yılında oluşturulan “Vizyon 2023” perspektifi de Türkiye’nin uzay çalışmalarına yönelik bir öncü olmasını da ortaya koymuştur. Akabinde 26 Şubat 2001 tarihinde Millî Güvenlik Kurulu kararı, daha sonra 2 Mart 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile “‘Türkiye Uzay Kurumu” kurulması için çalışma başlatılmıştır. 15 Mayıs 2002 tarihli Başbakanlık genelgesiyle TÜBİTAK görevlendirilmiştir.

Tübitak Ulusal Gözlemevi’ndeki 1.5 metre ayna çaplı RTT150 teleskobu ve Kozmik Anafor yazarı astrofizik yüksek lisans öğrencisi Merve Yorgancı. Bu teleskop, uzay araştırmaları için kullanılan ülkemizdeki en büyük teleskoptur.

Şubat 2017 itibari ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilen, Türkiye Uzay Ajansı Kurulması ve Uzaya Yönelik Faaliyetlerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nı incelemeye başlayalım:

Tasarı ile ülkemizin uzay ve havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu bir kurumsal yapı, Türkiye Uzay Ajansı adı altında kurulmaktadır. Diğer gelişmiş ülkelerdeki havacılık ve uzay organizasyonları da dikkate alınarak tasarlanan yapı; hızlı, etkin, dinamik ve bağımsız çalışabilmesi için AJANS şeklinde kurgulanmıştır.

Yine bu Tasarı ile hâlihazırda çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülmekte olan uzay ve havacılık faaliyetlerini koordine edecek, uzay ve havacılık faaliyetlerine özel sektörün de katılımını sağlayacak, ehil ve uzman yerli ve yabancı personelin çalışmasına imkân verecek hukuki altyapı sağlanmaktadır. Ayrıca Ajansın uzay ve havacılık alanında etkin araştırma ve teknoloji geliştirme faaliyetlerinde bulunabilmesi ve bu amaçla ihtiyaç duyulacak destek ve teşviklerin sağlanabilmesini bakımından gerekli hukuki düzenlemeler tasarıya işlenmiştir.

KANUN TASARISI, 27 madde ve 4 geçici maddeden oluşmaktadır.

Kanun, ikinci maddesinde birtakım tanımlamalara yer verilmiştir:

  • Uzay aracı: İlgili ekipmanlar, cihazlar ve komponentlerden oluşan uzay taşıma sisteminin parçalarını ve uzay mekiği dâhil fırlatılması planlanan, fırlatılan veya uzayda birleştirilen nesneleri,

  • Uzay operasyonu: Herhangi bir nesneyi uzaya fırlatma ya da fırlatma teşebbüsü, bir nesnenin uzayda seyrinin komutası veya gerekli hallerde dünyaya geri dönüşü ile ilgili herhangi bir faaliyeti,

  • Uzay operatörü: Bir uzay operasyonunun sorumluluğunu üstlenen ve bir uzay operasyonunu bağımsız bir şekilde yürüten herhangi bir gerçek ya da tüzel kişiyi,

  • Uzay tabanlı veri işletmecisi: Yer gözlem uydu sisteminin programlanmasını gerçekleştiren ya da uzaydan yer gözlem verisinin alınmasını sağlayan gerçek ya da tüzel kişiyi,

  • Uzay ve Havacılık Programı: Uzay ve Havacılık Temel Politikası doğrultusunda hazırlanan ve Ajansa kanunlarla verilen görevler çerçevesinde kısa, orta ve uzun vadede gerçekleştirilmesi öngörülen eylemleri ihtiva eden programı

İfade etmektedir.

Türkiye Uzay Ajansı, kamu tüzel kişiliğini haiz ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak kurulmuştur. Ajans, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi olacaktır. Ajansın taşınır ve taşınmazları ile para, evrak, dosya ve varlıkları Devlet malı hükmünde kabul edilerek, haciz ve rehin işlemlerinden muaf tutulmuştur ve bunlar aleyhine işlenen suçlar Devlet malı aleyhine işlenen suçlar gibi cezalandırılır.

Şimdi de Ajansın belli başlı görevlerine bir göz atalım:

  • Uzay platformları, uzay araçları, fırlatma tesis ve sistemleri, hava araç ve sistemleri ve bunlara ait her türlü alt sistemlerin geliştirilmesi, entegrasyonu, fırlatılması, izlenmesi ve operasyonu ile ilgili faaliyetleri yürütmek, gerektiğinde bu hususlarda yetkilendirme yapmak, bu araç ve sistemlerle ilgili test ve geliştirme çalışmalarını yürütmek, bunlar için gerekli iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak,

  • Deneysel amaçlı uydular, uzay ve hava araçları geliştirmek veya bunların geliştirilmesi amacıyla yerli veya yabancı tüzel kişilerle anlaşmalar yapmak, deneme izinleri vermek, uzay ve hava araçları için yeni teknolojiler geliştirmek,

  • Uzaya ilişkin ulusal egemenlik kapsamındaki hakların kullanımı, bu hakların yönetimi ve kullandırılmasına yönelik usul ve esasları hazırlamak, ülkemizin uzaya yönelik hak ve menfaatlerinin korunması ve güvence altına alınması için ulusal ve uluslararası kuruluşlarla koordinasyonu yürütmek, uluslararası anlaşmalar uyarınca uzaya fırlatılan nesnelerin kayıtlarını devlet adına tutmak, Birleşmiş Milletler nezdinde tescil işlemlerini gerçekleştirmek,

  • Bilimsel ve araştırma geliştirme amaçlı uzay operasyonları ile insanlı veya insansız uzaya erişim ve uzayın keşfine yönelik operasyonlar yapmak, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör kuruluşları tarafından uzaya gönderilecek uydu ve uzay araçlarının fırlatılmasına ve yörüngeye yerleştirilmesine ilişkin gerekli izinleri vermek ve koordinasyonu sağlamak,

  • Uzayın keşfine yönelik araştırmalar yapmak, yaptırmak, gerekli sistem ve araçları tasarlamak, geliştirmek veya sair suretle temin etmek, bu amaçlarla üniversiteler, diğer bilimsel kurum ve kuruluşlarla veya yurtdışındaki kuruluşlarla işbirliği yapmak ve gerekli çalışmaları yürütmek.

  • Okyanuslar ve kutuplarla ilgili araştırmalar yapmak, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak gerekli hallerde buralarda geçici veya daimi araştırma merkezleri, istasyonlar kurmak/kurdurmak, ilişkili faaliyetleri yürütmek,

  • Ajans bünyesinde elde edilen tüm fikri ve sınai hakların bedelli veya bedelsiz olarak devredilmesine, lisans izninin verilmesine veya bu hakların konusu ürünlerin üretim ve satışının yapılmasına karar vermek,

  • Astronomi ile ilgili çalışmalar yapmak, bu amaçla gözlemevleri kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek, optik, kızılötesi ve radyo teleskop ve benzeri teleskop teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, bu yöndeki çalışmaları desteklemek, astronomi ile ilgili ulusal düzeyde yürütülen çalışmaları koordine etmek, uluslararası işbirliklerini geliştirmektir.

Ajansın; Uzay Kurulu, Başkanlık, Bilim ve Teknoloji Yönlendirme Komitesi ve Uzay Uygulamaları Geliştirme ve Koordinasyon Komitesi olmak üzere dört adet organı vardır. Uzay Kurulu, Ajansın karar organıdır ve Başkan dâhil yedi üyeden oluşur. Başkan, Kurulun da başkanıdır. Başkan, Cumhurbaşkanı’nın teklifi üzerine müşterek kararla, Kurulun diğer üyeleri ise Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Başkan ve Kurul üyeleri, yükseköğretim kurumlarının en az dört yıllık eğitim veren fakültelerinin mühendislik, fizik, kimya, iktisat, işletme, kamu yönetimi, hukuk, maliye, astronomi, uluslararası ilişkiler lisans bölümlerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun ve alanlarında en az on iki yıl yurtiçi ve/veya yurtdışı bilgi ve deneyime sahip, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda öngörülen genel şartları haiz olanlar arasından atanacaktır.

Uzay Kurulunun Başkan ve üyelerinin matematik ve biyoloji gibi temel bilimlerden mezun olanlar arasından seçilip seçilmediğini; uzay araştırmaları, uzay ve havacılık konularında eğitim ve iş deneyimlerine sahip olanlara öncelik verilip verilmediğini ilerleyen tarihlerde göreceğiz.

Bu kanun ile Uzay ve havacılık faaliyetlerine ilişkin genel esaslar ortaya konulmuştur:

Kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olmamak kaydıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde uzay ve havacılık araçları ve sistemleri geliştirebilecek, imal edebilecek ve uzaya yönelik faaliyetlerde bulunabilecektir.

Ajansın iznine tabi hususlar ile alınacak izinlere ilişkin usul ve esaslar Ajans tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenecektir.

uzay ajansı

ABD’de uzay araştırma ve görevleri yavaş yavaş NASA’nın tekelinden çıkarılıp, SpaceX ve Virgin Galactic gibi özel şirketlere devrediliyor. Fotoğraf, SpaceX’in ürettiği dikey iniş yapabilen rokete ait.

Ajans, özel sektör tarafından bağımsız bir şekilde uydular geliştirmek, fırlatmak, işletmek ve benzeri kabiliyetlere sahip olmanın önemini dikkate alarak, gerekli ekipman ve teknolojiler konusunda araştırma ve geliştirme amacıyla tesisler ve yerleşkelerin kurulması, uzaya yönelik faaliyetlerin desteklenmesi ve radyo frekanslarının tahsisinin sağlanması dahil olmak üzere uzayın kullanımının teşviki amacıyla gerekli her türlü tedbiri alacaktır.

Uzay ve havacılık ile ilgili faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, yürürlüğe konulacak yönetmelikle öngörülen faaliyetleri ve elde ettikleri yetenekleri uzay ve havacılık politika ve stratejisinin geliştirilmesi çerçevesinde Ajansa bildirmekte yükümlüdür.

Olağanüstü haller ile ülkenin güvenliğini ilgilendiren durumlarda, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde tüm uzay sistemleri, ilgili mevzuatı çerçevesinde milli güvenlik ve milli savunma amaçları doğrultusunda kullanılacaktır.

Ajans, bir uzay nesnesini fırlatma, komuta etme, fırlatılan uzay nesnesinin komutasını devralma veya bu nesnenin dünyaya geri dönüşünü gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlerle ilgili olarak başvuru sahibinin belirli bir zaman diliminde etik, finansal ve profesyonel garantileri sağladığını onaylayan, bildirilen sistem ve prosedürlerin ortaya konan teknik düzenlemelere uygunluğunu tasdikleyen lisanslar verebilecektir. Ajans tarafından verilecek lisanslar belli operasyonlar için yetkilendirmelere eşdeğer olabilir.

Bir uzay nesnesi, Türkiye sınırları içerisinden veya Türk yargısına tabi tesisler ya da araçlardan uzaya fırlatmayı veya uzaydan Türkiye sınırları içerisine veya Türk yargısına tabi tesislere ya da araçlara geri döndürmeyi planlayan, uyruğu ne olursa olsun tüm işletmeciler ile Uzaya fırlatma hizmetlerini tedarik etmeyi ya da bir nesnenin uzayda seyrini komuta etmeyi planlayan, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan gerçek ya da merkezi Türkiye’de bulunan tüzel kişiler Ajans tarafından bu Kanun hükümleri çerçevesinde verilmiş bir yetki belgesine sahip olmaksızın faaliyette bulunamayacaklardır.

ABD’de Blue Origin firması tarafından üretilen ve dikey iniş yapabilen Blue Origin roketi.

Ajans, bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerinin yerine getirilmesinde veya bu amaçla ilişki içinde bulunduğu gerçek ve tüzel kişilere sözleşmeye tabi olarak iş vermesi durumunda, karşılaşılabilecek zararları ve riskleri telafi etmek veya ettirmek için sigorta yaptırabilir veya teminat isteyebilecektir. Ajans, deneysel bir hava veya uzay aracı ya da hava veya uzay aracı içim yeni bir teknoloji veya prototip geliştirilmesi amacıyla yapacağı anlaşmalar çerçevesinde geliştirilen veya kullanılan deneysel hava veya uzay aracının geliştiricisine, sorumluluk sigortası veya teminat sağlayabilecektir.

Ajans veya özel sektör ya da ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından uydu, uzay ve havacılık teknolojisi ile sistemlerinin geliştirilmesi ve üretilmesi amacıyla kurulan montaj, entegrasyon ve test merkezleri, laboratuvarlar, araştırma merkezleri, enstitüler, uçuş pistleri, test alanları, fırlatma rampa ve üsleri ve benzeri altyapı ve tesislerin veya aynı amaçla oluşturulan Ar-Ge merkezleri, kuluçka merkezleri ve benzeri araştırma altyapıları ile uzay ve havacılık teknolojileri ekosistemine dahil şirketler ile kişi ve kuruluşların yer alacağı ihtisas bölgeleri kurulacaktır.

Bu kanun ile Ajans’ın görev ve yetkileri ile ilgili idari yaptırımlar ve adli cezalar da öngörülmektedir.

  • Yetkilendirme ile ilgili hükümlere uymaksızın faaliyet gösteren veya Ajans tarafından yetkilendirilmiş olmakla birlikte yetkilendirildiği hususlar dışında başka bir faaliyeti yetkisiz olarak yürüten işletmeciler hakkında Ajans tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde bir milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulanır.

  • Ajansa ait herhangi bir Laboratuvar, istasyon, üs ya da benzeri tesislerle bunların müştemilatının veya Ajansa ait herhangi bir hava aracı, füze, uzay aracı ve benzeri araçların, diğer mülk veya cihazlarının ya da Ajansla bir sözleşmesi bulunan yüklenicilerle bunların altyüklenicisi gerçek ya da tüzel kişiye ait mülkler veya ekipmanların korunması ve güvenliği için Ajans tarafından yayınlanan herhangi bir düzenleme ya da talimatı kasıtlı olarak ihlal edenler Ajansın talebi üzerine bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Türk Uzay Ajansı’nın kurulmasını müteakip, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi (Türksat A.Ş.)’ne verilen yetkiler çerçevesinde, uydu yörünge pozisyonlarının kullanımı ve işletilmesi ile ilgili olarak Türksat A.Ş. tarafından yürütülmekte olan hizmetlerin bu Kanunla getirilen hükümler kapsamında düzenlenmesi, uydular ve altyapısının işletilmesi ile ilgili hak, yetki ve yükümlülüklerinin belirlenmesi amacıyla Ajans ile Türksat A.Ş. arasında bir görev sözleşmesi imzalanacaktır.

Kanun Tasarısı bünyesinde birtakım olumsuzlukları da barındırmaktadır. Örneğin;

  • Uzay ajansı bünyesinde yapılacak yatırımların, tüm fikri ve sınai haklarının bedelsiz devrinin öngörülebilmesinin piyasa aktörleri arasında haksız rekabete yol açabileceği,

  • Yasa tasarısı ile işçi statüsünde olan kurum çalışanlarının sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık hakkından mahrum bırakıldığı,

  • Türkiye Uzay Ajansında çalışacak personelin işe alımlarında Kamu Personeli Seçme Sınavının Uygulanmaması ve Kurum tarafından alımların yapılacak olması ile bu alımların nasıl yapılacağının yönetmelikle düzenlenmesi, objektif işe alım sistemini, liyakati ortadan kaldırabilecek bir olasılığa sahip olduğu

Komisyon toplantılarında dile getirilen hususlardır.

Türkiye Uzay Ajansı’nın, ülkemiz açısından oldukça önemli olan uzay ve havacılık sektörlerinde teknolojide dışa bağımlı olmayan, rekabetçi bir sanayinin geliştirilmesi, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, uzay teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, ülkemizin uzaya yönelik hak ve menfaatlerinin korunması yolunda başarılı olmasını temenni ederiz.

Bugün yayınlanan KHK ile resmileşen uzay ajansı kanunun linki:
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181213.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/12/20181213.htm

Ülkemize hayırlı olsun…

Yavuz  Tüğen

Evrenin Keşfi

Adli Astronomi Nedir? Yerel Hukukta Adli Astronomi Kullanımı

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Neredeyse bütün bilim dalları iç içe olan astronomi en eski ama kendisini sürekli güncellemesiyle en yeni bilim dallarından biridir.

Geleceğin meslekleri arasında gösterilen uzay hukuku, uzay mimarisi, asteroid madenciliği gibi alanlarda ülkeler personel yetiştirmek istiyor ise astronomi eğitimine gerekli önemi vermek zorundadır. Adli astronomi de gelişmek için kendisine yatırım bekleyen adli bilim dalıdır.

Adli astronomi nedir ve ne iş yapar?

Adli astronomi, gökyüzünün geçmiş zamanlarda olan görünümünü ve gök cisimlerinin konumlarını göstermeye yarayan adli bilimin bir dalıdır. Adli bilimde, edebiyatta, tarihsel olaylarda ve sanat tarihinde adli astronomi kullanılmaktadır. Ülkemizde bazı davalarda astronomi, adaletin sağlanmasında katkı sağlıyor. Bu alanda Kandilli Rasathanesi’ne gerekli davalarda başvurular olmaktadır.

Örneğin; 1992 yılında bir asteğmen, bir yüzbaşına fiziksel şiddet uyguluyor. Asteğmen kendisini savunduğunda havanın çok karanlık olduğunu ve kişinin yüzünü göremediğini, bu nedenle onun bir er olduğunu düşünerek “dövdüğünü” ifade ediyor. Burada astronomi devreye giriyor ve kavganın olduğu gün Ay’ın dolunay evresinde olduğu belirleniyor. Bu bilgiden hareketle o tarihte hiçbir ışık kaynağı olmasa da insanların birbirlerinin yüzünün seçilebileceği anlaşılıyor.

Bir trafik kazası olduğunu düşünelim. Bu kazanın davası kazadan 3 ay sonra görüldü diyelim. Eğer kaza yapan kişi; “Hava çok karanlıktı, etrafta aydınlatmalar yoktu, bu yüzden göremedim” gibi bir ifade kullanıyorsa burada devreye yine adli astronomi giriyor. O dönemde Ay’ın hangi evrede olduğu önemli. Kaza yapan kişi asteğmenin durumuna düşebilir.

Van Gogh’un Tablosu ve Adli Astronomi

Van Gogh’un tablosu ile adli astronomi arasında bir bağlantı bulmakta zorlanmış olabilirsiniz. Ancak aslında, Van Gogh’un ünlü eserlerinden birisi olan Evening Landscape with Rising Moon tablosundaki gizem adli astronomi sayesinde çözülmüştür.

Vincent Van Gogh’un Evening Landscape with Rising Moon (Akşam Manzarası ve Yükselen Ay) tablosu

 

2003 yılında SWT fizik profesörleri Donald Olson ve Russell Doescher, İngiliz Profesör Marilynn Olson ile birlikte Sky & Telescope dergisinin Temmuz 2003 sayısında bu ünlü tablo hakkında bir makale yayınladılar. Tablonun tam olarak ne zaman resmedildiği bilinmemekteydi.

Bu tabloda ilk zamanlarda dağın arkasından Güneş’in battığı düşünülmüş. Tablonun üzerinde derin bir çalışma yapan bilim insanları; oradaki gök cisminin Güneş değil Ay olduğunu; Ay’ın doğmaya başladığını, tabloda yer alan buğdayın hangi tarihler arasında hasat edileceği, bu tabloda çizilmiş yerin gerçek bir yer olduğunu, Ay’ın resimde yer alan bölgeden tam olarak hangi günde doğacağını ve bazı diğer önemli sonuçları adli astronomi sayesinde bulabilmişlerdir. Benzer biçimde, geçmiş yıllarda oluşmuş meteor olaylarını incelerken de aslında yine adli astronomiye başvurmuş oluyoruz.

Frederic Edwin Church, The Meteor of 1860 (Görsel Kaynağı: https://www.wikiart.org/en/frederic-edwin-church/the-meteor-of-1860)

 

Astronomlar ve astrofizikçiler sürekli evreni incelemeye çalışırlar. Yıldızlardan ve galaksilerden alınan tek şey ışıktır. Bu ışığı inceleyerek yıldızlar, galaksiler ve diğer gök cisimleri hakkında bilgi edinmeye çalışırlar. Peki, burada astronomların yaptığı çalışmalar da adli astronomiye girmiyor mu? Belki ölmüş bir yıldızın kalıntısı hakkında bilgi edinmek ve bu ölümden sonra yakında yer alan komşu yıldızların nasıl etkilendiğini incelemek de mizansen bir açıdan adli astronomi olarak değerlendirebilir.

Hazırlayan: Sinan Koçak
Düzenleyen: Kemal Cihat Toprakçı

Kaynaklar ve Referanslar:

  1. Güral, N. Adli astronomi. Erişim Tarihi: Şubat 10, 2021, Erişim Adresi: http://egegural.com/adliastronomi.htm
  2. Güral, N. Astronomi ve adli tıp. Erişim Tarihi: 10, 2021, Erişim Adresi: http://egegural.com/ASTVADLI.HTM
  3. Moonrise061003. (2016, Haziran 08). SWT astronomers SLEUTH van Gogh “Moonrise” mystery. Erişim Tarihi: February 10, 2021, Erişim Adresi: https://www.txstate.edu/news/news_releases/news_archive/2003/06/moonrise061003.html
  4. Forensic astronomy. (2020, Kasım 25). Erişim Tarihi: February 10, 2021, Erişim Adresi: https://en.wikipedia.org/wiki/Forensic_astronomy
  5. Ash, S. (2018, April 17). “Forensic astronomy” reveals the secrets of an iconic ansel adams photo. Erişim Tarihi: Şubat 10, 2021, Erişim Adresi: https://www.scientificamerican.com/article/forensic-astronomy-reveals-the-secrets-of-an-iconic-ansel-adams-photo/

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Perseverance Mars’a İniyor! Yeni Bir Mars Gezginimiz Daha Olacak

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 5 dakikada okuyabilirsiniz.

NASA’nın son Mars yüzey aracı Perseverance, Mars yolculuğunun sonuna yaklaşıyor. Bu zamana kadar yapılmış en büyük Mars aracı olan Perseverance, 18 Şubat 2021 tarihinde kızıl gezegenin yüzeyine iniş yapmaya çalışacak.

Mars’a iniş yapmak oldukça zordur ve bu zamana kadar yapılan görevlerin yaklaşık %60’ı başarısız olmuştur. Perseverance’ın iniş şekli ise 2012 yılında başarılı bir şekilde Mars’a inen Curiosity aracının iniş şekli ile benzer olacak. Yani, aracın ısı kalkanı ve sahip olduğu paraşüt Perseverance’ı saatte yaklaşık 20.000 km hızdan saatte 4 km’den daha az bir hıza indirecek. Daha sonra ise bir “gökyüzü vinci” aracı yavaşça yüzeye koyacak.

Perseverance, kuru bir göl yatağı olduğu düşünülen Jezero kraterine inecek ancak tam olarak hangi noktaya iniş yapacağı bu aşamada bilinmiyor. Bu noktanın tam olarak tahmin edilememesinin sebebi ise Mars’ın atmosferine girildiğinde rüzgarların aracı sarsması ve bu durumun tahmin yürütmeyi zorlaştırmasıdır. Bu durumun üzerine arazinin engebeli olması da Jezero’yu iniş yapmak için tehlikeli bir yer haline getiriyor ancak Perseverance, zemine yaklaşırken fotoğraflar çekerek otonom bir şekilde güvenli bir iniş yeri bulmasına yardımcı olacak yeni bir navigasyon sistemine sahip.

Perseverance’in gökyüzü vinci ile Mars yüzeyine inişini gösteren animasyon. (Telif: NASA/JPL)

 

2012 yılında Curiosity’nin gerçekleştirdiği iniş, daha önce yapılmadığı için görev kontrolün başında olan bilim insanları bu durumu rahatsızlık verici bir “yedi dakikalık dehşet” olarak nitelendirmişti. Araç, iniş sırasında atmosfere girişten, paraşütünün açılmasına ve hatta zemine temas etmek için roket yardımıyla yapılan hava manevrasına kadar her şeyi kendisi yapmak zorunda kaldı. Çünkü iniş, Mars’tan Dünya’ya ulaşan sinyallerin gelme süresinden daha kısa bir süre içerisinde gerçekleşmişti. Perseverance için de aynı durum söz konusu olacak ve bütün Mars’a iniş görevleri başarıya ulaşamadığından aynı dehşet yine yaşanacak.

Perseverance’ın iniş detaylarına geri dönecek olursak, araç özel gökyüzü vinci ile birlikte yapacağı kontrollü inişten önce roketler ile yapılan manevralar aracılığıyla iniş alanı için son ayarlamalarını yapacak. Aracın tekerlekleri Mars toprağına değer değmez, vinç Perseverance’dan ayrılarak araçtan güvenli bir uzaklıkta gezegene çarpacak. Daha sonra rutin sistem kontrolleri her şeyin yolunda olduğunu belirlediği anda da araç çalışmaya başlayacak.

Perseverance’ın asıl görevi nedir? Neden bu aracı oraya gönderdik?

Mars 2020 Perseverance Gezgin aracı, NASA’nın bir zamanlar Mars’ta yaşam olup olmadığı konusundaki araştırmasını ileriye götürecek eski mikrobik yaşamın izlerini arayacak. Araçta Mars kaya ve toprak örneği toplayacak bir sondaj cihazı bulunuyor. Araç, gelecekte yapılacak bir görev ile Dünya’ya getirilip detaylı analizleri yapılabilsin diye bu örnekleri mühürlü tüplerde saklayacak. Perseverance, ayrıca Mars’ta gerçekleşecek insanlı keşif programlarının yolunu açmaya yardım edecek teknolojileri de test edecek.

Perseverance, Mars Keşif Programı’nın bilimsel hedeflerini destekleyecek dört tane amaca sahip. Bunlardan ilki, gezegenin yaşanabilir olup olmadığını araştırmak. Yani kısaca geçmiş çevre koşullarının mikrobik yaşamı destekleyip desteklemediğini belirlemeye çalışacak. İkinci amacı, biyolojik imzalar aramak. Özellikle de zaman içinde yaşam belirtilerini koruduğu bilinen özel kayalarda, olası geçmiş mikrobiyal yaşamın işaretlerini arayacak. Üçüncü amacı da kaya ve toprak numunelerini toplayarak Mars yüzeyinde onları saklamak. Dördüncü ve son amacı ise insanlı keşiflere yardımcı olacak Mars atmosferinden oksijen üretimini test etmek.

Perseverance’ın uzun menzilli hareketlilik sistemi, aracın Mars yüzeyinde 5 ila 20 km arasında yol kat etmesine olanak veriyor. Ayrıca bu araç ile getirilen bir diğer yenilik de daha yetenekli bir tekerlek tasarımıdır.

Mars’ta Bir İlk Daha: Mars Helikopteri Ingenuity

Perseverance, aslında ufak bir sürprize de sahip. Araç, Mars yüzeyine indikten sonra alt kısmından çıkaracağı ufak bir helikopteri de Mars ile tanıştıracak. Ve bu helikopterin adı da Ingenuity. Eğer helikopter çalışmayı başarırsa, bizim için tam bir Wright Kardeşler anı olacak, çünkü bu zamana kadar Dünya atmosferi dışında hiçbir yerde helikopter uçurmayı denemedik.

Ingenuity’nin NASA tarafından yapılan görsel tasviri.

 

Ingenuity, sadece bir teknoloji tanıtımı olacak ve çok ince Mars atmosferinde (Dünya atmosferinin %1’i yoğunlukta) en fazla 15 dakika kadar uçabilecek. Ancak bu helikopter başarı ile çalışırsa gelecekte ulaşılamayan yerlere gitmek için bu tarz helikopterler kullanılabilir. Ayrıca daha sonra göndereceğimiz araçlar ve astronotlar için kılavuz olması adına da bu helikopterlerden faydalanabiliriz.

Ingenuity dışında araçta başka bir teknoloji tanıtımı daha mevcut. Bu aygıt, Mars’ın zayıf atmosferinde yer alan karbondioksitten oksijen elde etmek için kullanılacak ki bu teknoloji önemli çünkü gelecekte oraya gidecek kaşiflerin Mars’ta hayatta kalabilmeleri için bu gerekli olacak.

Hazırlayan: Burcu Ergül
Düzenleyen: Kemal Cihat Toprakçı

Kaynaklar:

  1. Crane, L. (n.d.). NASA has launched its Perseverance Mars Rover and INGENUITY HELICOPTER. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.newscientist.com/article/2250181-nasa-has-launched-its-perseverance-mars-rover-and-ingenuity-helicopter/
  2. Crane, L. (2021, Şubat 11). NASA’s perseverance rover is about to land on Mars and look for life. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.newscientist.com/article/2267509-nasas-perseverance-rover-is-about-to-land-on-mars-and-look-for-life/
  3. Howell, E. (2021, Şubat 11). NASA’s perseverance rover is one week away from a DARING landing on MARS. watch how it works. Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://www.space.com/mars-rover-perseverance-landing-4k-video-animation
  4. Mission overview. (n.d.). Erişim Tarihi: Şubat 15, 2021, Erişim Adresi: https://mars.nasa.gov/mars2020/mission/overview/

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Milli Uzay Programı Açıklandı!

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 1 dakikada okuyabilirsiniz.

Türkiye Uzay Ajansı (TUA), 9 Şubat 2021 Salı günü iki yıldan uzun süredir duyurulması beklenen programını ve yol haritasını açıklandı.

Açıklamada dile getirilen olan proje ve hedefleri, Kozmik Anafor Youtube kanalında, Dr. Umut Yıldız, Prof. Dr. Lokman Kuzu, Prof. Dr. Yurdanur Tulunay, Prof. Dr. İbrahim Küçük, gibi uzmanlar eşliğinde canlı yayında yorumladık. Milli uzay programını detaylıca öğrenmek için, aşağıdan veya bu linkten ulaşabileceğiniz yayınımızı izleyebilirsiniz.

Ülkemizde Uzay Ajansı kurulması hedefi 57’nci Hükûmet döneminde gündeme gelmiş, 2000 yılında oluşturulan “Vizyon 2023” perspektifi de Türkiye’nin uzay çalışmalarına yönelik bir öncü olmasını da ortaya koymuştur. Akabinde 26 Şubat 2001 tarihinde Millî Güvenlik Kurulu kararı, daha sonra 2 Mart 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile “‘Türkiye Uzay Kurumu” kurulması için çalışma başlatılmıştır. 15 Mayıs 2002 tarihli Başbakanlık genelgesiyle TÜBİTAK görevlendirilmiştir. 2017 yılında meclise iletilen Türkiye Uzay Ajansı kanun tasarısını, bu linkteki yazımızda detaylıca incelemiştik.

Türkiye Uzay Ajansı’nın, ülkemiz açısından oldukça önemli olan uzay ve havacılık sektörlerinde teknolojide dışa bağımlı olmayan, rekabetçi bir sanayinin geliştirilmesi, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, uzay teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, ülkemizin uzaya yönelik hak ve menfaatlerinin korunması yolunda başarılı olmasını temenni ederiz.

Okumaya devam et

Evrenin Keşfi

Uzayda Bugün: İlk Serbest Uzay Yürüyüşü (7 Şubat 1984)

• İçerik Üreticisi:

Bu yazıyı yaklaşık 2 dakikada okuyabilirsiniz.

3 Şubat 1984 yılında fırlatılan Challenger Uzay Mekiği ile gerçekleştirilen, STS-41b görevinin bize verdiği en ikonik görsel, astronot Bruce McCandless’in Dünya üzerinde araca bağlı olmadan uzay yürüyüşü yaptığı fotoğraf oldu.

McCandless, ABD ile SSCB arasındaki Ay yarışının ortasında hızlanan uzay programlarına katılmak için 1966 yılında seçilen 19 astronotun yer aldığı prestijli bir grup olan 5. Astronot Grubu’nun bir üyesiydi. Ayrıca Challenger astronotları arasında Apollo, Skylab ve Uzay Mekiği programlarına muazzam katkılarda bulunmuş ve bu görevin kumandanı da olan Vance D. Brand de bulunuyordu. Brand ve McCandless dışında ekipte pilot Robert L. Gibson ile görev uzmanları olan Robert L.Steward ve Ronald E. McNair yer alıyordu.

Brand’in kumandanlık yaptığı ilk görev olan STS-5 ile ticari uyduların taşınıp yerleştirilmesi planlanmıştı. Uydu yerleştirilmesi başarılı oldu ancak, astronot kıyafetlerindeki problemler sebebi ile planlanan uzay yürüyüşleri yapılamayıp iptal edildi. STS-41b görevinde ise durum tersi oldu. Mürettebatın görevin başında iki iletişim uydusunu yerleştirmeyi başarmasına rağmen iki uyduda da bulunan takviye roketlerin sadece 20 saniye sonra beklenmedik şekilde kapanmasından dolayı bu uydular yere eş zamanlı yörüngeye ulaşamadı. Fakat diğer yandan uzay yürüyüşleri ise olağanüstü bir başarıya ulaştı.

7 Şubat’ta ve daha sonrasında 9 Şubat’ta McCandless ve Steward ‘İnsanlı Manevra Birimlerini” taktılar ve hiç bir yere bağlı olmadan uzayda yürüyüşe çıktılar. Bu İnsanlı Manevra Birimi, yaklaşık 85 cm genişliğinde, 72 cm derinliğinde ve 127 cm uzunluğundaydı. Alüminyum çerçevesi, nitrojen (azot) ile doldurulmuş iki tane kevlar kaplı alüminyum tankı barındırıyordu. Bu da altı saatten uzun bir uzay yürüyüşü için yeterli bir itici güçtü.

McCandless ve Steward, mekikten yaklaşık 100 metre uzaklaştı ve bir çok kere bu mesafeyi gidip döndüler. Hem astronotlar hem de mekik saatte yaklaşık 18,000 mil hızla yol alıyorlardı. Uzay yürüyüşündeki rollerini bir çok kez pratik yapan mekiğin içerisindeki ekip ise, astronotların hareketlerini Challenger’ın radarı ve diğer aygıtlarıyla izlediler.

Eğer uzay yürüyüşü yapan astronotlar arıza sonucu uzaklaşmaya başlasaydı Brand’ın onları takip edip mekiğe manevra yaptırmak gibi bir planı vardı. Bu sayede de McCandless ve Steward, kendilerini güvenli bir şekilde kollara tutunarak manevra yapabilecekleri mekiğin yük bölmesinde bulacaklardı. Neyse ki yürüyüşlerde bu tarz beklenmedik bir durum oluşmadı. Bir fotoğraf tutkunu olan Gibson ise bu yürüyüşün ikonik karelerini fotoğrafladı.

Çeviri: Burcu Ergül Emecan

Kaynak:
https://appel.nasa.gov/2020/02/06/this-month-in-nasa-history-astronauts-make-first-untethered-spacewalk/

Okumaya devam et

Çok Okunanlar